JoomlaLock.com All4Share.net

FIKHÎ HÜKÜMLERİN KAYNAKLARI I. KİTAP

Fıkhî Hükümlerin Kaynakları

Fıkhî Hükümlerin Kaynakları - Sefa AFACAN

Sayı : 111 - Mart 2017

 

Fıkhî Hükümlerin Kaynakları

 

Fıkıh ilminde kitap kelimesiyle kastedilen Kur’an-ı Kerim’dir. Kur’an-ı Kerim’in Furkan, Hakim, Tenzil gibi başka isimleri de bulunmaktadır. Fıkhi hüküm bildiren kaynaklar arasında ilk başvurulacak kaynak Kur’an-ı Kerim’dir. Müslümanlar arasında hiç ihtilafsız kabul edilmektedir ki, Kitab’ta mevcut hükümle amel etmek farzdır ve kendisinde, hükmü bilinmek istenen olayın hükmü bulunduğu sürece onu bırakıp başka delile yönelmek caiz değildir. Çünkü Müslümanların inancına göre Kur’an, hiçbir şekilde batılın yaklaşamayacağı Allah (cc) kelamıdır; engin hikmet sahibi, en güzel övgülere layık Yüce Allah (cc) tarafından indirilmiştir. Allah (cc) onu insanları hakikate ve doğru yola ileten bir düstur olsun diye indirmiştir.

Kur’an-ı Kerim’in bir çok tarifi yapılmıştır. Biz bu tariflerden bir tanesini burada zikredeceğiz: Kitab ya da Kur’an, yüce Allah (cc) tarafından Hz.Muhammed’e (sav) Arapça olarak indirilmiş, bize kadar tevatür yoluyla nakledilmiş, Mushaflarda yazılı, Fatiha Suresi ile başlayıp Nas Suresi ile sona ermiş yüce kelamdır.

Yukarıda verilen tarif ile Yüce Kitab’ın, onu önceki semavi kitaplardan ve Hz. Peygamber’in (sav) hadislerinden ayırt eden özellikleri açığa kavuşmuş olmaktadır. Bu özellikler şunlardır:

a) Kitab, Arap dilinde indirilmiştir. Bu özelliği ile Kur’an, Yüce Allah’ın (cc) Tevrat ve İncil gibi önceki ilahi kitaplardan ayrılmaktadır. Çünkü onlar Arap dilinde indirilmemiş, sonradan Arapça’ya ve başka dillere tercüme edilmiştir. Buna göre, Kur’an’ın başka bir dile tecümesi Kur’an sayılamaz. İster harfi tercüme, ister harfi olmayan tercüme olsun, Kur’an’ın tercümesine dayanılarak hüküm istinbat edilemez. 

b) Kur’an’ın gerek manası gerekse Arapça olan lafızları Allah (cc) katından indirilmiştir. Bu özelliğinden dolayı Kur’an’ın sadece manasıyla okunması ve aynı manada da olsa lafzının bir başka lafızla değiştirilerek okunması caiz olmaz.

c) Kur’an tevatür yoluyla nakledilmiştir. Tevatür, normalde yalan üzerinde birleşmesi aklen mümkün olmayan bir topluluğun aynı özellikteki bir topluluktan yaptığı rivayettir. Kur’an Cebrail Aleyhisselam vasıtasıyla Hz. Peygamber’e (sav) indirildiği andan itibaren günümüze kadar geçen bütün devirlerde hem yazılı hem sözlü olarak tevatüren sabit olmuştur. Şöyle ki: Kur’an’ı Hz. Peygamber’den (sav) bir vahiy katipleri gurubu yazmış ve bu yazılanı sahabeden yalan üzere birleşmeleri aklen mümkün olmayan bir topluluk ezberlemiş, böylece her devirde aynı özellikteki topluluklar birbirlerinden naklede naklede, hiçbir tahrif ve değişikliğe uğratılmadan, hiçbir ilave, eksiltme yapılmadan mushaflarda yazılı ve hafızalarda kayıtlı olarak bize kadar ulaşmıştır.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi, Kitab fıkhın temeli ve ilk kaynağıdır. Yüce Allah (cc) Kur’an’ı her şeyin açıklayıcısı kılmıştır. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulur: “Sana bu Kitab’ı her şey için bir açıklama, bir hidayet rehberi, bir rahmet kaynağı ve Müslümanlar için bir müjde olarak indirdik.” 

“Biz o Kitab’ta hiçbir şeyi eksik bırakmamışızdır.” Bu ve benzeri ayetler, Kur’an’ın bir hidayet rehberi ve insanların iç dünyalarındaki sıkıntıları için bir şifa kaynağı olduğunu ifade etmektedir. 

Kitab’ın hükümleri açıklayışı genellikle icmalidir yani toplu tarzda özet bir şekildedir. Tafsili, detaylandırılmış değildir. Mesela, namaz, zekat ve hac farizalarının hepsi Kitab’ta zikredilmiştir. Fakat onda namaz rekatlarının sayısı, namazda kıraatin nasıl olacağı, zekatı verilmesi gereken mallar ve farz olan zekat miktarı, hac ibadetinin nasıl yerine getirileceği hakkında açıklamalar bulamayız. Bütün bu konularda başvurulacak kaynak Sünnet’tir. 

Bununla birlikte, Kitab, miras ve aile hukuku gibi sahalarla ilgili bazı hükümleri tafsilatı ile ele almıştır. Zira bu hükümler ya “teabbüdi”dir, yani akli değerlendirmeye açık değildir, ya da akılla kavranabilecek hükümler olmakla beraber, bunlar zaman ve muhit değişikliği ile değişikliğe uğramayacak sabit mesalih yani menfaatler içermektedir. 

Kitab’ta hükümlerin bu şekilde yer almasındaki hikmet, nassların ve dinin temel kurallarının, zaman ne kadar ilerlerse ilerlesin, toplum ne kadar gelişirse gelişsin, ve ihtiyaçlar ne kadar çok ve çeşitli hale gelirse gelsin, kıyamete kadar insanlığın bütün ihtiyaçlarına cevap verebilecek niteliğe sahip kılınmasıdır.

 

Yazar: Sefa AFACAN

 

 

gh logo           rahiask gri         rahiask logo             google play

Top
bursa escort , escort bursa , izmit escort , van escort